"Hayır" demek kâğıt üzerinde basit görünür. Ama bir arkadaşın ricasını geri çevirmek, ailemize bir konuda itiraz etmek ya da partnerimize neye ihtiyaç duyduğumuzu söylemek söz konusu olduğunda işler değişir. Pek çok kişi sınır koyduğunda suçluluk, kaygı ya da sevilmeme korkusu yaşar.
Sınır nedir, ne değildir?
Sınır, neyin bizim için uygun olduğunu ve neyin olmadığını ifade etmektir. Karşımızdakini cezalandırmak, kontrol etmek ya da ilişkiyi bitirmek anlamına gelmez. Aksine, açıkça ifade edilmiş sınırlar ilişkilerdeki kırgınlıkların birikmesini önleyebilir.
Neden zorlanırız?
- Çocuklukta ihtiyaçlarımızı dile getirmenin hoş karşılanmadığı bir ortamda büyümüş olabiliriz.
- Uyumlu ve yardımsever olmak kimliğimizin önemli bir parçası olabilir.
- Karşı tarafın tepkisinden, çatışmadan ya da yalnız kalmaktan korkabiliriz.
Küçük adımlarla başlamak
Sınır koymayı öğrenmek bir beceridir ve zamanla gelişir. Daha az riskli görünen durumlarda başlamak, örneğin bir davete "bu hafta gelemeyeceğim" demek, iyi bir başlangıç olabilir. Kendi ihtiyacınızı "ben" diliyle ifade etmek ("Akşamları dinlenmeye ihtiyacım var") suçlayıcı bir dilden daha kolay karşılanır.
Sınır koyduğunuzda rahatsızlık hissetmeniz, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez. Bu his, alışık olmadığınız bir şeyi denediğinizi gösterir.
